KISA KISA

RumeliTV acildi gözümüz aydin
Frekansi 11.159
Sembol 2596
Vertical - Dikey

 

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Olun

Kimler Online

İstatistik

Üyeler: 1021
Haberler: 180
Web Linkleri: 39
Ziyaretçiler: 814134

Radyo SOYDAŞLAR

Radyo SOYDAŞLAR
radyo.soydaslar.org
64 kbps / 22 kHz / stereo  , yayın kalitesi ile 7/24 Test Yayınına Başladı

Detaylar için tıklayın.

Fikir Meydanında Son Mesajlar


Son 24 Saat ...

Ana Sayfa
HAZANDA SON YOLCULUK Yazdır E-posta
Salı, 03 Nisan 2007
azeteci-yazar Mehmet Türker’in beşinci kitabı “Hazanda Son Yolculuk” Çağrı Yayınları”ndan çıktı. Türker’in bu üçüncü hatırat kitabında Balkanlar’ın güçlü kalemi Ömer O. Erendoruk’la geçen otuz dört yıllık az mutlu, çok çileli birliktelikleri anlatılmaktadır. Kitap hakkında görüşlerini açıklayan şair Süleyman Adalı “Kitap, bir anı demeti olmasına rağmen içerisinde tarihler birer kuru zaman belirlemesi olmaktan çıkıp insanı etkileyen duygu kümelerine dönüşmüş. Mehmet’in eserlerinde kendini kolayca ele veren bir başka özelliği de onun öze olduğu kadar ayrıntılara da önem vermesidir. Okuyucularına sunduğu bu kitabı da duru, temiz ve akıcı bir dille yazılmıştır.
Kitabın, değerli dostum Ömer Osman Erendoruk’a lâyık olduğunu, onun ruhuna yaraşır olduğunu belirtmekten mutluluk duyuyorum.” diyor.
Okuyucumuz, Bulgaristan Türkleri’nin çilekeş yazar ve şairi Erendoruk’un özgeçmişiyle, özellikle komünist sisteme karşı direnişiyle, ceza evlerinde geçirdiği günlerle, çok sevdiği anavatan Türkiye’de geçen son anlarıyla tanışma fırsatı bulacak. Hatıralarda, bugüne kadar Üstad’ın hiç yayınlamamış fotoğrafları ve kitabın ikinci kısmında hayattayken ve vefatından sonra basında yayınlanan gazete ve dergi kupürleri de yer almaktadır.

Tel:İstanbul 212-222 07 36

“Hazanda Son Yolculuk” tan kısa alıntı





Köyümün yağmuruyla yıkayın cesedimi,
Kurulayın bir tutam gürgen yaprağı ile.
Öyle kalsın silmeyin gözlerimdeki nemi,
Gökyüzünün balkıyan mavisi gelsin dile.


Anamın seccadesi kefen olsun nâşıma;
Çullayın üzerimi ayyıldızlı bayrakla.
Uzun bir yolculuğa çıkayım tek başıma,
Haşrolup üzerinde dolaştığım toprakla.”


Üstadım, mevtanı bu mısralarda vasiyet ettiğin gibi hazırlayamadık. Sanki ecelinin ölümle özdeşleştirdiğin sonbaharda geleceğini bilirmişcesine, sonun hazan mevsimine rastladı. Köyün Karakuz’da gürgenler yaprağını çoktan döktü ve güzün yaprak yoktu gürgenlerde. Kefen için annenin seccadesini de bulamadık. Ayyıldızlı bayrakla çullasaydık seni, inan ki çok yakışırdı, buna lâyıktın. Bulgaristan’da Türklük savaşında ön saftaydın ve Eski Zağra Ceza Evi, Belene Ölüm Kampı ve Roman sürgünlüğünden muzaffer olan bir nefer olarak döndün.
Kusur görme Üstat, senin acı haberin aklımızı başımızdan aldı, bizi affet! Ayyıldızlı bayrağı üzerine çullayamadık, ama bu bayrağı sadece bir saat kadar süren son yolculuğunda değil, ebediyen üzerinde olması için mezar taşına kazıtırız.
Mezarlığa doğru yola çıkarken de senin çok yakınında olmak için cenaze arabasına bindim. Otuz dört yıldır gerek memlekette, gerek Türkiye’de çok seyahatler yaptık seninle. Şimdi seninle yine bir seyahate çıktık, ama bu bir öncekilere hiç mi hiç benzemiyor. Bizim yörede “Devlet adamının götürdüğü döner, imamın götürdüğü dönmez” derlerdi. Seni hayatında devlet birkaç defa götürdü hep döndün. Bu defa gidişinin en kötüsü, çok üzgünüz, seni şimdi imam götürüyor. Maalesef, bu dönüşü olmayan son yolculuk.
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

YÖK Başkanı Özcan'ın devlet üniversitelerinin paralı olması fikrine katılıyor musunuz?
 

YAŞASIN TÜRKÇEMİZ!

Dizayn : Tasarım
Analiz : Çözümleme
Online : Çevrimiçi
Kriter : Ölçüt
Part-time : Yarı zamanlı
Pesimist : Karamsar
Slayt : Yansı
Empoze Etmek:Dayatmak
Driver : Sürücü
Bye bye : Hoşçakal

Osmanlıca Sözlük

Sizin için Seçtiğimiz Osmanlıca Kelime:
sabâ: hoş bir rüzgâr
Günün Osmanlıca Kelimesi:
reşha: sızıntı
Bu Dakikanın Osmanlıca Kelimesi:
pâyimâl: ayak altında kalmış
© 2008 Soydaslar.ORG
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.